Antarktika, alışılmışın dışında bir sıcaklık rekoruyla gündeme geldi. Kış aylarının soğuk ve dondurucu havasıyla bilinen bu bölgedeki hava sıcaklığı, Haziran ayının başlarında şaşırtıcı bir şekilde 15.4 dereceye kadar yükseldi. Bu değişim, özellikle Arjantin’e ait Esperanza Üssü’nde kaydedilen verilerle dikkat çekti ve mevsim normlarının çok üzerinde seyrediyor.
Son yıllarda Antarktika’daki iklim değişiklikleri endişe verici bir düzeye ulaştı. Groningen Üniversitesi’nden Profesör Raúl Cordero, yaşanan durumu sıradan hava olaylarıyla açıklamanın ötesinde olduğunu belirterek “tamamen çılgınca” ifadesini kullandı. Uzmanlar, gezegenimizdeki iklim düzeninin ciddi biçimde sarsıldığını vurguluyor.
Bu durumun en fazla etkilediği alanlardan biri zira Antarktika Yarımadası olarak gösteriliyor. 1950 yılından itibaren bölgede ortalama sıcaklık artışı yaklaşık üç dereceyi bulurken, bu oran dünya genelindeki artış hızının beş katına ulaşmış durumda. Deniz buzullarının erimesiyle okyanus yüzeyi daha da kararmaya başlıyor; güneş ışığının daha fazla suyun derinliklerine işlemeye başlaması ise erime sürecini hızlandırıyor.
Doğa da bu ani sıcaklık artışlarından nasibini almış durumda; normalde kar yağması gereken yerler açık arazilere dönüşüyor ve düşen yağmur devasa don tehlikesi ile karşı karşıya kalıyor. Bu durumun penguen kolonileri üzerinde yarattığı olumsuz etki büyük kaygılara neden olmakta. Hayvanların içme suyu kaynaklarına erişimi azalırken yaşam alanları da kısıtlanmakta.
Araştırmacılar tarafından yazılan çeşitli raporlarda, kış döneminde beslenmesi gereken Collins Buzulu’nun zirvesindeki büyük buzul erimesinin gözlemlendiği belirtiliyor. Uzmanlar, eğer bu gidişat devam ederse önümüzdeki yıllarda benzer yüksek sıcaklık dalgalarının sıkça yaşanabileceği konusunda hemfikirler.
Daha önce kaydedilen rekorlarla kıyaslandığında şu an ortaya çıkan değerlerin iki derece daha yüksek olması bilim dünyasında alarm zillerinin çalmasına yol açtı. Ayrıca son üç hafta içerisinde diğer üslerde de analojik olarak benzer sıcaklıklar belirlendi ve insan etkinliğinin bunun temel faktörlerinden biri olduğu ifade ediliyor.
Doğada meydana gelen değişimlerin yanı sıra araştırmacılar mevcut iklim krizine yönelik çalışmaları artırmayı amaçlıyorlar. Hem hayvan popülasyonlarını korumak hem de bölgenin iklim dengesi yeniden sağlamak adına alınacak tedbirlerle önemli gelişmeler bekleniyor.