Türkiye finans sektöründeki önde gelen kurumlara yönelik rekabet soruşturmalarında dikkat çekici bir gelişme yaşandı. QNB Bank A.Ş., Rekabet Kurulu tarafından başlatılan iş gücü piyasasına dair soruşturmada resmi bir uzlaşma sağladığını açıkladı. Banka, kurulla yaptığı müzakereler sonucunda milyarlarca liralık idari para cezasını kabul ederek, soruşturma dosyasını kapatma kararı aldı.
1 MİLYAR TL’Yİ AŞAN CEZA MİKTARI
QNB Bank, Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) yaptığı resmi açıklamada, sürecin detaylarına değindi. Banka yönetimi, 24 Şubat 2026 tarihinde yapılan ilk bildirimle, kendileri de dahil olmak üzere bazı finans kuruluşları hakkında 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4’üncü maddesinin ihlal edilip edilmediğini araştırmak amacıyla bir soruşturma başlatıldığını hatırlattı. Yapılan son açıklamada, uzlaşma görüşmelerinin sonuçlandığı ve bu süreçle birlikte QNB Bank’ın soruşturmayı sonlandırdığı vurgulandı. Uzlaşma raporunun imzalanmasının ardından bankaya kesilen idari para cezasının toplam tutarı 1 milyar 7 milyon 484 bin 234 TL olarak belirlendi.
YÜZDE 25 İNDİRİM İMKANI
Milyarlık ceza kararının ardından QNB Bank, finansal yükümlülüklerini hafifletmek için yasal haklarını kullanacağını duyurdu. Bankanın resmi açıklamasında, 1 milyar 7 milyon liralık idari para cezasının, Rekabet Kurulu’nun gerekçeli kararının kendilerine tebliğ edilmesinin ardından 5326 sayılı Kabahatler Kanunu hükümleri uyarınca yüzde 25 oranında erken ödeme indirimine tabi tutulacağı ifade edildi. Bu indirim uygulandığında, bankanın ödemesi gereken net tutar yaklaşık 755,6 milyon lira seviyesine düşecek.
İŞ GÜCÜ PİYASASINDAKİ UYGULAMALAR MERCEK ALTINDA
Ekonomi çevrelerinde büyük yankı uyandıran bu uzlaşma kararı, Rekabet Kurulu’nun bankacılık ve finans sektöründeki istihdam uygulamalarını ne denli sıkı bir şekilde denetlediğini bir kez daha gözler önüne serdi. 4054 sayılı kanunun 4’üncü maddesi kapsamında yürütülen soruşturmalar, büyük finans kuruluşlarının arasında gizli anlaşmalar yaparak çalışan ücretlerini baskı altına alması, beyaz yakalı personelin rakip bankalara transferini engellemesi veya “çalışan çalmama” mutabakatları imzalaması gibi iddiaları kapsamaktadır.