Beşiktaş’ta Burak Yılmaz krizi. Volkan Aliakar olay adamın dosyasını açtı

Burak Yılmaz’ın golcülügünü anlatmaya satırlar yetmez.

Özetlemek gerekirse;

2002/03 sezonunda Antalyaspor’da başladığı kariyeri her ne kadar inişler çıkışlarla dolu olsa da ona verilen “Kral” lakabını sonuna kadar hak etmiş bir isim.

Kulüp takımlarında (Antalyaspor, Manisaspor, Fenerbahçe, Eskişehirspor, Galatasaray, Beijing Guoan, Trabzonspor, Beşiktaş, Lille ve Fortuna Sittard) tam 614 maça çıkmış, 282 gol kaydetmiş.

2011/12 sezonunda Trabzonspor formasıyla 33, 2012/13 sezonunda Galatasaray formasıyla da 24 kez rakip fileleri havalandırıp “Gol Kralı” olmuş.

A Milli Takım’da da 77 maçta 31 gol kaydetmiş bir isimden bahsediyoruz.

Bu rakamlar golcülüğüne konusunda kafalarda hiçbir soru işareti bırakmıyor. O yönüne kimsenin söz söyleyeceğini düşünmüyorum, zaten haddimiz de değil.

Ancaaaak… Burak Yılmaz’ın bir de diğer tarafı var. Olayların adamı kendisi.

Kronolojik olarak aklımıza gelenleri sıralayım…

2008 yılında Fenerbahçe’de oynadığı dönem teknik direktör Luis Aragones ile sorun yaşadı. İspanyol hocayla yumruk yumruğa kavga ettiğini kendisi açıkladı.

Kötü geçen Fenerbahçe macerasının ardından 2009/10 sezonunda önce Eskişehirspor’a kiralandı, devre arasında da Trabzonspor’a bonservisiyle transfer oldu.

Şenol Güneş’in çalıştırdığı Bordo-Mavili kulüpte adeta yeniden doğan Burak Yılmaz, harika geçen 2 sezonun ardından sürpriz bir şekilde Galatasaray’ın yolunu tuttu. Lokomotiv Moskova ve Lazio’dan ciddi transfer teklifleri alan, Trabzonspor’a yüklü bir bonservis bedeli kazandırması beklenen Burak, sözleşmesindeki “5 milyon Euro’ya serbest kalır” maddesini kullanarak Galatasaray’a gitti. Bordo-Mavililer de küplere bindi!

Burak Yılmaz; Sarı-Kırmızılı ekipte de kariyer zirvesi yaptı. Harika geçen 2 yılın sonlarına doğru taraftarla sorun yaşadı. O da Çin’in Beijing Guoan Kulübü’nden gelen yıllık 8 milyon Euro’luk teklifi reddedemedi, yine gitti.

Burak Yılmaz’ın adının karıştığı en büyük kriz ise 2016 Avrupa Şampiyonası’ndaydı.

O meşhur Selçuk İnan’ın attığı frikik golüyle Fransa biletini almıştık. Hepimiz büyük sevinç yaşadık, finaller için hayaller kurmaya başladık. Taa ki prim krizi patlak verene kadar. UEFA’dan gelen para Fatih Terim’in isteğiyle takıma eşit şekilde bölüştürüldü. Sakatlığı sebebiyle zaman zaman Milli Takım’dan ayrı kalan Burak Yılmaz bu primden mahrum kaldı. Burak Yılmaz yaşananları Arda Turan’a anlattı, o da Fatih Terim ile görüştü. Terim’in sert yanıtı sonrası ikilinin arasındaki gerginlik basın toplantılarına bile yansıdı. Sonuç mu? Büyük bir sevinçle gittiğimiz EURO 2016’ya, 3 puanla grup aşamasından veda ettik.

Aynı turnuvada bir de kavga iddiaları vardı. Fatih Terim’in teknik ekibinde yer alan Tümer Metin ile Burak Yılmaz’ın yumruklaştığı haberleri çıktı.

Lille’deki ilk yılı mükemmedi, şampiyonluk yaşadı. İkinci yılında performansında düşüş olunca taraftarla arası bozuldu. Rennes maçında oyundan alınırken ıslıklandı, o da hocasına tepki gösterip doğruca soyunma odasının yolunu tuttu.

37 yaşındaki milli golcü; Fransız ekibindeki sözleşmesi bitince büyük bir projeye adım attı. Hollanda Ligi ekiplerinden Fortuna Sittard’la anlaşan Burak Yılmaz, 2 yılı oyuncu ve 3 yılı antrenör olacak şekilde 5 yıllık sözleşme imzaladı. Aslında her şey onun için iyi başlamıştı. Daha sonra kulübün yaşadığı maddi sıkıntılar başgösterdi. Ardından Heerenveen maçında top toplayıcı çocuğa sinirlenip agresif bir tutum sergilemesi Burak için belki de Fortuna kariyerinin sonunu getirdi.

Futbolculuk kariyerine nokta koyan Burak Yılmaz, Şenol Güneş’in talebiyle Beşiktaş’ta yardımcı antrenörlük görevine getirildi. Alınan kötü sonuçların ardından Güneş istifa ederken, O devam etti.

Yanına Hari Vukas ve Toni Modric’i aldı, teknik direktörlük kariyerine başladı, ama kötü gidiş durmadı. Belli ki çok istiyordu Beşiktaş’ta başarılı olmayı. Hırsına yenik düştü.

Antalyaspor ile oynanan maçın devre arasında soyunma odasına girdiğinde Eric Bailly’nin, Tayfur’un yakasına yapıştığını görünce şalteri attı!

O ana kadar takımın belki de en iyisi olan Eric Bailly’yi oyundan aldı, Beşiktaş’taki tüm dengeler alt-üst oldu. Sağ bek, stoper, sol bek herkesin yeri değişti. 1-0 önde götürülen maç 3-2 kaybedildi.

Burak Yılmaz maç sonunda, “Beşiktaş forması, benim için her şeyden daha değerli. Terbiyesizlik yapandan Beşiktaş formasını alırım. Teknik direktörlük kariyerim, hiç önemli değil. Bizim ülkemize gelip, bizim oyuncumuza saygısızlık yapanı asla kabul etmeyeceğim. Benim oyuncumun yakasına yapışamazsın” dedi. Sanki Eric Bailly onun oyuncusu değildi!

Aslında her maçta futbolcular arasında yaşanabilecek bir gerginliği fazla büyütmüştü Burak hoca. Zaten o gece ve ertesi gün özür dileyen Bailly affedildi. Krizi yönetemedi Burak Yılmaz. Bugün baktığımızda ise aslında krizi çıkaran kendisiydi!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

x